FETÖ ile gizli Hıristiyan tarikatı arasındaki inanılmaz benzerlikler

Yazar: Aytek Yusifsoy

Genel Yayın Yönetmeni

Yeniçağ.Az FETÖ terör örgütünün gizli ilişkilerini incelemeye devam ediyor.

1998’de Vatikan’ı ziyaret eden FETÖ lideri Fethullah Gülen orada bizzat Papa tarafından karşılanmıştı. Papa’nın elini öptükten sonra “hayır duasını” alan Gülen gayri meşru olarak, Katolik tahtının “Müslüman dünyasındaki gözü”ne dönüştü.

Bildiğimiz üzere, FETÖ bir tarikat olarak kurulmuştu. Dünyada bu tip ilişkilere sahip olan dini-siyasi tarikat sadece FETÖ değil. Hıristiyan dünyasında FETÖ’den daha önce siyasi amaçlar için oluşturulmuş daha iki Hıristiyan tarikatı mevcuttur. Bunlar “Moon” ve “Opus Dei” tarikatlarıdır. “Opus Dei”nin tam adı Latince “Sociedad de la Santa Cruz de Opus Dei”dir. Bu ismin Türkçe çevirisi “Tanrının işi, varlığı ve ürünü” anlamına geliyor. Tarikat 1928 yılında İspanya’da papaz Hose Maria Eskrivta tarafından kurulmuş ve 1950 yılında Roma Katolik Kilisesi tarafından meşrulaştırılmıştır. “Opus Dei” tarikatı kısa sürede yayılarak çevresine binlerce insan toplamış ve iç savaş sırasında Franco’nun en büyük destekçisine dönüşmüştür. Tarikatın milyarlarca dolar serveti mevcut. Şu anda “Opus Dei” tarikatının tüm dünyanın her yerinde 100 binden fazla sadık üyesi var. Tarikat aynen FETÖ gibi özel okullar ağına sahiptir. Dünyanın birçok ülkesinde liseleri, kolejleri, üniversiteleri ve medya kurumları mevcuttur. Başta kral ailesi olmak üzere İspanya’nın siyasi ve iş dünyasının elit çocukları onların okullarında okuyor ve sürekli tarikatın kiliselerinde ayinleri dinliyorlar.

“Opus Dei” tarikatının kapsamında “takiyye” denilen gizlilik kuralı mevcuttur. “Opus Dei” üyeleri bu tarikata mensup olduklarını gizlemek için onun kanunlarının aksine hareket edebilirler. “Opus Dei”nin kurucusu Hose Maria Eskrivta öldükten sonra onun tahtına Alvaro Del Portillo oturdu. Tarikatın karşıtları ise “Opus Dei”ye “Kutsal mafya” ismini verdiler. Tarikat tüm dünyadaki kiliseleri ve ibadethanelerine kardinallerini merkezden tayin eder ve birçok ülkenin siyasi eliti genelinde güçlü temsilcileri olur, onların aracılığıyla bu ülkelerin politikalarına etki edebilirler. Ayrıca birçok uluslararası kurum ve çokuluslu şirketlerin yönetim kadrolarında da “Opus Dei”nin üyeleri var. “Opus Dei” tarikatı faaliyet ve yapı olarak FETÖ’ye çok benziyor. Her iki tarikatın güçlendiği dönem “soğuk savaş” yıllarına tesadüf ediyor. Ve her ikisinin de temel ilkesi “komünizmle mücadele” olmuştur. Türkiye’de o yıllarda kurulan Komünizmle Mücadele Derneklerinin önde gelen kişileri ve propagandacıları FETÖ’nün taraftarı olmuş ve ABD odaklı propaganda yapmışlar. Bu dernekler ise CIA ve FBI gibi ABD güvenlik kurumlarının denetiminde olmuşlardır. FETÖ lideri Gülen de tıpkı “Opus Dei” lideri Hose Maria Eskrivta gibi sıradan bir rahip iken birden “kutsal” ilan edildi, yükselmeye ve ünlenmeye başladı. Hem ekonomik, hem de siyasi açıdan güçlenerek medyayı ele geçirdi, televizyon kanalları ve basın organları kurdu, dünyanın her yerinde “Türk okulları” açtı. FETÖ lideri 1998 yılında Vatikan’a giderek Papa ile görüşme yapmış, daha sonra “ideal Müslüman” ilan edilmiş ve ABD’yi ziyaret ederek, orada da bir takım gizli görüşmeler yapmıştı. Onun başyardımcısı Alaaddin Kaya’nın Papa’nın elini öperken çekilmiş fotoğrafı ise uzun süre manşetlerden düşmedi. Tüm bunları inceledikten sonra FETÖ terör örgütüne Müslüman dünyasının “Opus Die”si ismini vermek mümkün.

tr.yenicag.az