Fırat Kalkanı hedefine ulaştı mı?

Yazar: Aytek Yusifsoy

Şef Redaktör

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) 24 Ağustos 2016’de başlattığı Fırat Kalkanı Harekatı sona ererken, Türkiye’nin yeni bir operasyon içinde olup olmayacağı merak ediliyor.

Güvenlik Uzmanı Abdullah Ağar’a göre Türkiye, bundan sonraki süreçte, kendi milli güvenliği için farklı alanlarda farklı inisiyatifler üretmek isteyecek.

Sputnik’e konuşan Güvenlik Uzmanı Abdullah Ağar, Fırat Kalkanı Harekatı’nın 6 ayı aşan bir sürenin sonunda askeri anlamda öngörülen hedeflere ulaştığını söyledi.

Türkiye’nin harekata başlarken 5 bin kilometrelik bir alanı terör örgütlerinden temizlemeyi planladığını kaydeden Ağar, hareket sırasında özellikle PKK ve YPG’nin Menbiç bölgesindeki varlığının bir şekilde ABD başta olmak üzere batı dünyası tarafından himaye edildiğinin görüldüğünü, karşılıklı mutabakat sağlanmış olduğu halde Menbiç bölgesinde bunun gerçekleşmediğini söyledi.

Ağar, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

‘5 BİN KİLOMETRELİK HEDEFE ULAŞILAMADI ÇÜNKÜ…’

“Bir şekilde PKK, YPG’yi himaye etmeleri nedeniyle oradaki karasal alanla ilgili hedefler bir şekilde gerçekleşmedi. Yani 5 bin kilometre ile başlandı ama 2 bin 225 kilometrelik bir hedefe ulaşılarak hareket sonuçlandı. Birisi Menbiç bölgesi bir diğer tarafıyla da Tel Rıfat bölgesinde rejim ile YPG-PKK’nın yapmış olduğu toprak değişimleri. Orada da bir alan kaldı. Yani hem Tel Rıfat bölgesinde bir alan var hem de Menbiç tarafında bir alan var. Böylece 2 bin 225 kilometrelik bir alanda harekat askeri amaçlara ulaştı.”

‘TÜRKİYE SURİYE’NİN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜNE DE HİZMET ÜRETTİ’

Bu harekatın bundan sonraki süreçte siyasi hedeflerle de bir şekilde stabilizasyon üretmesi gerektiğini belirten Ağar, “Çünkü sonuçta Türkiye’nin oraya girişiyle ilgili niyet ve maksadı belli. Şunu istedi Türkiye, o alanda gerek YPG, PKK’dan gerekse DEAŞ’tan bir fiili tehdit üremesin” dedi. Türkiye’nin ayrıca sayıları 3,5 milyonu bulan Suriyeli sığınmacılara güvenli bir yaşam alanı açılmasını ve Afrin ile Fırat’ın doğusundaki PKK varlığının birleşmemesini istediğini anlatan Ağar, Türkiye’nin aynı zamanda bu harekat ile Suriye’nin toprak bütünlüğüne de çok büyük bir hizmet ürettiğini belirtti. Ağar, “Eğer oradaki alan birleşmiş olsaydı PKK üzerinden bir daha Suriye’nin üniter yapısından bahsetmek mümkün olmayacaktı” dedi.

‘ABD DIŞİŞLERİ BAKANI TÜRKİYE’DE, MASADA RAKKA DA VAR’

Fırat Kalkanı Harekatı’nı bitiren Türkiye’nin gündeminde yeni bir operasyon var mı? Çok tartışılan Rakka operasyonu gündeme gelebilir mi? Güvenlik uzmanı Abdullah Ağar, bu sorulara yanıt verirken ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson’ın Ankara temaslarına dikkat çekti:

“Amerikan Dışişleri Bakanı Türkiye’ye geldi. Masada öncelikli konu Rakka operasyonu. Türkiye en başından beri YPG, PKK üzerinden yapılacak bir harekata karşı. Öte tarafıyla PKK ve YPG ile zımnen de meşruiyetini kabul etmemizi dayatan müşterek bir harekatla da karşıyız. Oradaki YPG, PKK varlığı sadece Türkiye’nin güvenliğini tehdit etmiyor aynı zamanda bölgede çok ciddi anlamda bir istikrarsızlık unsuru olarak ortaya çıkmış durumda. Eğer gerçekten Suriye’de bir kalıcı çözüm peşine düşülmüşse bunun YPG, PKK üzerinden olmayacağı açık. Türkiye bir cümle kurdu, asli sahiplerine teslim edecek şekilde Suriye’de bir stabilizasyon, bir diğer tarafıyla Suriye Kürtlerinin PKK üzerinden radikalleşmesi ve ırkçı bir düşmanlık üretmesinin önüne de geçilmesi gerekiyor.

‘TÜRKİYE AÇISINDAN ÖNCELİK, PKK, YPG VE DEAŞ’IN İNİSİYATİF ÜRETMESİNE ENGEL OLMAK’

“Türkiye bundan sonraki süreçte uluslararası konjonktürde bir işbirliği göremezse, sonuçta Türkiye bunlara çok dikkat etmek zorunda, dikkat etmeye çalışıyor, ama Türkiye kendi milli güvenliği, üniter yapısı ve teröre karşı mücadelesi anlamında farklı alanlarda farklı inisiyatifler üretmek isteyecektir. Bunla ilgili de değişik fotoğraflarla karşı karşıya kalabiliriz. Yani Türkiye açısından öncelikli olarak PKK, YPG ve DEAŞ’in bu coğrafyada bir etki, bir inisiyatif üretmesine engel olmaktır. Sonuçta DEAŞ ile mücadele ediyor gerekçesiyle, maske, mazeretiyle bu örgütlerin buralarda korunması, kollanması Türkiye’nin orta ve uzun vadede bekasını tehdit edecek, üniter yapısını tehdit edecek temel probleme dönüşmüş durumda. Türkiye bunu gördüğü için sonuçta bir cümle kuruyor; terör örgütleri üzerinden ne kavramsal anlamda bir çözüm üretebilirsiniz ne de Türkiye’yi bu anlamda müşterek bir harekatta görebilirsiniz.”

‘ÖNGÖRÜLERİM VAR AMA YAPILDIĞI ZAMAN GÖRMEN EN DOĞRU OLAN ŞEY’

Güvenlik uzmanı Abdullah Ağar, Fırat Kalkanı’nın ardından Türkiye’nin gündemine başka operasyonlar gelebileceğini ifade ederken de, “Bu konuda öngörülerim var ama bu öngörüleri birebir dile getirmenin çok doğru olacağını düşünmüyorum. Bunları yapıldığı zaman görmek belki bizim açımızdan en doğru en anlamlı olan şey. Stres noktaları var Türkiye için. Bu stres noktalarının Türkiye’nin etkisini, Türkiye’nin inisiyatifini görmemiz mümkün” diye konuştu.

Tr.Yeniçağ.Az


© Yayınlanan yazıları kullanırken kaynak gösterilmesi zorunludur.

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir