Katar embargosunda Arap bumerangı – Enerji savaşında kimler kazanıyor? – Tr.Yenicag.Az

Katar embargosunda Arap bumerangı - Enerji savaşında kimler kazanıyor? 

Yazar: Aytek Yusifsoy

Şef Redaktör

Katar, günde 618.000 varil üretimi ile OPEC’in önemsiz petrol sağlayıcılarından biri konumunda, fakat günlük 1.3 milyon varil üretimi ile sıvılaştırılmış gaz satışında dünya lideri.

Petrol piyasası jeopolitik risklere karşı bağışıklık geliştirmiş gibi görünüyor. Arap komşuları Pazartesi günü Katar’a eşi görülmemiş bir ambargo uyguladıklarında, petrol piyasası geri düşmeden önce %1.6 oranında yükselişe geçti. Fakat burada izlenmesi gereken petrol değil, doğalgaz. Eğer bu bölgesel karışıklık hızla çözülmezse, Körfez’i bu sene sıcak bir yaz bekliyor demektir.

Katar, günde 618.000 varil üretimi ile OPEC’in önemsiz petrol sağlayıcılarından biri konumunda, fakat günlük 1.3 milyon varil üretimi ile sıvılaştırılmış gaz satışında dünya lideri. OPEC’e katkısı az fakat asıl gücü sıvılaştırılmış gazdan alıyor.

Her ne kadar Suudi karasuları Katar’a kapatılmış olsa da, sıvılaştırılmış gaz taşıyan gemileri İran karasularını kullanarak Hürmüz boğazını geçebilir. Bir diğer kullanabileceği Umman toprakları olsa da, Umman’ın da tavır alması durumunda İran’a yönelebilir. Katar’ın gaz sevkiyatını bütünüyle durdurmak büyük ölçekli bir krizi tetikleyecektir ve en büyük müşterileri olan Japonya, Güney Kore, Çin ve Hindistan’dan ciddi tepkiler gelecektir.

Önde gelen Japon müşterilerinden Jera Co., Katargaz’dan tedariklerin kesintiye uğramayacağına dair güvence aldı. Ve şimdilik, Katar Suveyş Kanalına erişerek Avrupa’ya gönderilen LNG sevkiyatına devam etme hakkına sahip. Ancak Katar’dan yola çıkan ya da Katar’a giden gemilerin Birleşik Arap Emirlikleri’nde bulunan Fujairah’a yanaşarak yakıt almalarına artık izin verilmiyor.

Dünyanın en büyük gaz yatağı konumunda olan Kuzey Sahası’nı paylaşmak zorunda olduğu İran’la iyi geçinmekten başka şansı yok. Ayrıca, Aralık ayında devlete ait petrol şirketi Rosneft’in hisse satışını destekledikten sonra, ideolojik yatak arkadaşı olan Türkiye ya da Rusya’ya yönelebilir.

Anlaşmazlığın devam etmesi halinde, Katar’a karşı en ciddi misilleme, Yunus boruhattını kullanarak Birleşik Arap Emirlikleri’ne gaz ihracatının kesilmesi olacaktır. Bu projede, toplamda %24.5, Batılılar %24.5 ve Abu Dabi’li stratejik yatırım şirketi Mubadala %51 oranında hisseye sahip, günde 50.6 milyon mektreküp oranında teslimatıyla, ülkenin ihtiyacının çeyreğini oluşturuyor, bunun da 5.6 milyon metreküplük oranı, BAE’lerinden Umman’a ulaştırılıyor ki, bu ihracat henüz ambargoya dahil değil. Körfez bölgesinde sıcaklıklar 40 santigrat dereceyi aşabildiğinden, klimalar için güç üretimi zirve noktasına yaklaşıyor.

BAE’nin Yunus gaz boru hattını değiştirmek için nispeten kısıtlı seçenekleri bulunuyor. BAE, LNG’nin Dubai, Ruwais ve batıdaki Abu Dabi’deki ithalat terminallerine sahip. Geçtiğimiz Ağustos ayında hizmet vermeye başlayan Ruwais tesisi, ihtiyatlı bir öngörünün sonucu gibi görünüyor. Fakat iki terminal, Katar’ın LNG yükünü almayacakları için, tankerlerin Umman’dan Abu Dabi’de bulunan sıvılaştırma tesislerine, ya da daha uzak bir alana yönlendirilmeleri gerekecek.

LNG’nin ise ithalat kapasitesi Yunus gaz boru hattının bütünüyle durdurulması için yeterli değil. BAE, muhtemelen Abu Dhabi’nin gaz çıkışını geçici olarak artırmak, sanayilere malzeme dağıtmak ve elektrik santrallerinde yedek yakıt olarak büyük miktarlarda pahalı dizel yakmak da dahil olmak üzere stop-gap çözümlerini birbirine bağlamak zorunda kalacak.

Krizin çözümünü kolaylaştırmak için atılacak tedarik kesintisi, Katar için oldukça ciddi bir adım olacak ve güvenilir bir tedarikçi olarak zor kazandığı itibarını zedeleyecektir. Japonya, Fukuşima nükleer kazasının ardından acil enerji kaynakları bulmak zorunda kaldığında, Katargaz öne çıkmıştı. Fakat bu durum Japonya’nın 1970’lerin başından itibaren ortaya çıkan, Ortadoğu’daki petrol ya da gaz ihracatçılarına aşırı bağımlılık konusundaki endişeleri canlandırabilir. Aynı şey, yakıt kaynaklarını kararlı bir şekilde çeşitlendiren Çin için de geçerli.

İran’ın Körfez’deki petrol ve gaz akışı üzerinde kontrol kurmasına duyulan endişeden onlarca yıl sonra konu hakkında yeni ortaya çıkan endişeler beklenmöedik bir kaynaktan geliyor. Neyse ki küresel petrol ve gaz piyasalarında bolluk var ve acil bir tehlike yok. Fakat bu kriz sona erdiğinde, Katar ve komşuları levazım tedariği sağlamak için ter döküyor olacaklar.

kaynak: Bloomberg

Tr.Yenicag.Az


© Yayınlanan yazıları kullanırken kaynak gösterilmesi zorunludur.

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir