Türkiye, Arap ve İslam dünyasının güvenliğinin garantörüdür 

Yazar: Aytek Yusifsoy

Şef Redaktör

Herhangi başka seçimde biri yüzde 51 oranında oy kazansaydı (%2,5 fark), köklü medya birimleri onun adil zafer kazandığını yazardı.

Ancak ünlü gazeteler ve dergiler İslam ülkelerine ve Arap dünyasına yönelik tutumda benzeri sivil hakları göz önünde bulundurmuyor. Burada çifte standart politikası kendini göstermekte.

Bu fikirleri aslen Filistinli Amerikan gazeteci-analist Rey Hananiye, Arabnews.com için kaleme aldığı araştırma yazısında belirtiyor.

“Dünyanın tahmini 50 Müslüman ülkesinin liderleri arasında demokrasi yoluyla seçilen az sayıda cumhurbaşkanlarından biri olan Recep Tayyip Erdoğan, parlamento yönetiminin cumhurbaşkanlığı yönetimiyle değiştirilmesini öngeren Anayasa değişikliği referandumunda zafer kazandı. Referandumun sonuçları yeni bir hükümetin şekillenmesi için imkanlar açıyor ve bu yeni sistem ABD’deki sisteme benziyor.

Referanduma kadar Türkiye parlamentodaki çoğunluğa koalisyon hükümeti kurma yetkisi veren Cumhurbaşkanı tarafından yönetilen parlamento sistemi mevcuttu.
Erdoğan’a karşı olanlar rahatsız olsa da, onun stratejisi Türkiye’nin dini radikallığın (aşırıcılığın) sütununa çevrilmesine izin vermeyecek. Onun esas amacı laik devletdir. Bazı yönlerine rağmen, Erdoğan Müslüman ülkelerin içinde en aklı başında liderlerden biridir, ve o İslam dünyasında laik devletin varolmasına çalışıyor. Erdoğan, Birinci Dünya Savaşı’nın sonuçlarına göre mağlup olmuş Osmanlı İmperatorluğu’ndan sonra Mustafa Kemal Atatürk’ün laik devlet olma yolunda demokrasinin geliştirilmesine hizmet ediyor. O, Atatürk’ün politikasını devam ettirerek, laik devletde vatandaşların haklarına saygı duyan yasal yönetim uygulamakla, Türkiye’yi dini aşırılık tehlikesinden koruyor.

Referandumun sonuçlarına göre, Türkiye Meclisi ABD Kongre’sine benzeyecek- koalisyonlar fazla birleşemeyecek, fakat cumhurbaşkanının kararını veto etme yetkisine sahip olacak. Türkiye’de Anayasa reformları girişimi, Fetullah Gülen ve onun ülkenin askeri elitinde olan adamları tarafından (Erdoğan bu düşüncede) 15 Temmuz 2016’da gerçekleştirilen başarısız darbe girişiminden sonra ileri sürüldü.”

Erdoğan’ın son yıllarda siyasi konumunu hayli güçlendirmesini vurgulayan gazateci, bu başarılar yüzünden Türkiye Cumhurbaşkanı’nın Batı’nın hedefinde olduğunu söylüyor.

“Erdoğan 2014 senesindeki seçimlerde yüzde 51,8 oy kazanarak, Türkiye’nin 12. Cumhurbaşkanı oldu. Erdoğan’ın Suriye’de Esad’a karşı dövüşen muhalif grupları desteklemesi onu bazı Batı devletlerinin hedefine çevirdi. Erdoğan’ı eleştirenler onu DAEŞ’i finanse etmekte suçlasa da, onların bu girişimleri dünya toplumu tarafından kabul edilmedi. Hatta ABD’nin Başkan Yardımcısı Con Bayden bu tür fikirler seslendirse de, daha sonra bu sözleri için özür dilemek zorunda kaldı.

Filistinlilerin haklarını koruyan Erdoğan, İsrail’in Filistinlileri soğuk kanlılıkla katletmesine itiraz ettiği için İsrail’in bölgesel zorbalığına maruz kalıyor.

Mesela, Gazze bölgesinde 2010 yılında gerçekleşen, Türkiye-ABD vatandaşının öldürülmesiyle sonuçlanan olay.

Erdoğan hem de Katar, Suudi Arabistan, Ürdün gibi Sünni devletlerle ittifak kuruyor. Bu ülkeler dini aşırılığın güçlenmesi ve İran’ın Şii siyasetçileri, aynı zamanda Tahran’ın kontolünde olan Hizbullah tarafından dini fanatikliğin artmasıyla karşı karşıyalar.

Bundan başka, Erdoğan’ın yürüttüğü siyaset, Batı devletlerinin Arap ve Müslüman ülkelerine yaklaşımda sergiledikleri ırkçılıkla çarpışıyor. Erdoğan şimdi daha çok medyadaki dini aşırıcılığa yönelik gergin mücadele veriyor. O hem de Kürtlerle mücadele ederek, Irak ve Suriye’deki Kürt gruplarının birleşerek “terör bölgesi” kurmasına engel oluyor.

Aynı zamanda, Erdoğan entelektüel Arap rejimlerinin güçlenmesi için kendine has denge teklif ediyor. O hem de İsrail’in dini aşırıcılığına karşı dayanan güclü sınır rolünü oynuyor. Erdoğan liberal Arap rejimlerinin çöküşüne çalışan İran, Suriye ve Hizbullah ittifakına karşı en güçlü rakiptir. Eleştirilere rağmen, Erdoğan dini aşırıcılığa yönelik mücadelede Arap dünyasının en itibarlı müttefikidir.”

Tr.Yeniçağ.Az


© Yayınlanan yazıları kullanırken kaynak gösterilmesi zorunludur.

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir